| Çininin eski çağlarından beri süregelen olağanüstü varlığına
katılmamız ve katkıda bulunmamız, iş hayatına çarkçı ustası olarak
başlayan dedemizin 1956 yılında ÖZEN çini atölyesini kurması ile başlamış.
Kısa bir süre sonra babamızın da katılımı ile üretim, hem sanatsal
ve hem de ticari boyutlarda günümüze kadar devam etmiştir. |
|
|
|
Yıllara göre değişen gereksinim ve taleplere uygun çeşitlikte çiniler
üretildi. İlk yıllarda genellikle tabak, sürahi, vazo, bardak, ayaklı
meyve kasesi gibi hem göze hem de kullanıma hitap eden ürünler vardı.O
zamanlar Kütahya sofralarımızda porselen pek yoktu. Çini tabaklarda
yemek yer ve çini bardaklardan su içerdik. Daha sonra sofralarda çini
kullanımı birdenbire sona erdi ve yerini porselen, seramik gibi ürünlere
bıraktı. |
Çini, uzun yıllardır yaşantımızdan hiç eksik olmadı. Desen çeşitleri
ve tarzları da yıllar içerisinde güncelleştirilerek zenginleştirildi.
Babamın evdeki dantelleri çini desen çalışmaları yapmak üzere atölyeye
götürüşünü annem hala anlatır. Evliliklerde, ziyaretlerimizde, bayramlarda,
pek çok özel günlerde sevdiklerimize ve kendimize hediye ettik çiniyi.
Çünkü bizim öz kültür varlığımızdı, bize aitti, doğamızı, insanımızı,
tarihimizi kısacası bizi anlatıyordu...
Yapacağımız tüm çalışmalar özüne dokunmadan
çininin tarih sahnesindeki yerini korumak ve insanlara mutluluk dağıtması
özelliğini yitirmemesini sağlamak olacaktır.
Toplumların Sanatsal ve Kültürel varlıkları
da buna bağlı değil midir zaten?
|
|
|